1 Mayıs 2014 Perşembe

Stabilo

Bir kutu stabilo kalemim vardı hiç yazı yazmakta kullanmadığım. Çünkü benim için tek anlamı walkman pil süresini uzatmaktı. Ne kasetler sarıldı başa, ne şarkılar manuel yöntemlerle loop moduna alındı.

Bu dönemler senin radyodan kasete kayıp yaptığın dönemlere denk geliyor bi nevi. Rec ile Play tuşuna aynı anda basmalıydık ve Rec sonradan öğrendiğim üzere Recordun kısaltmasaydı aslında.

Belki şimdi üzülüyorsun 99.5 Capital Radyo’dan kaydettiğin o şarkıların isimlerini ve söyleyenlerini bilmediğine. O zamanlar Shazam’da yoktu. Ki olsa bile kuracak akıllı telefon olmadığından çok tutmazdı. Belki ondan yapmadılar. Kimbilir.

Çok otobüs yolculuğu yaptım ben, çok uyudum cam kenarı koltuklarda. Dönüş yollarında saçımın yağının otobüs camında bıraktığı izleri temizlesin diye yapılmıştı o camların perdeleri. Herşey bi şekilde bana hizmet ediyordu. Saçımın yağı sürdü bi müddet ben Elidor’la tanışana dek.

Tabi Elidor la ilk tanıştığımda pek bi aşamamıştık bu sorunu. Kullandığım salak model “kuru ve yıpranmış” saçlara. Raftan ben mi seçtim sanki. Şampuan seçme özgürlüğümün maddi özgürsüzlüklüğümden dolayı olmadığı ve bu işlerin maddi konuda bi hayli özgür babama kaldığı yıllar bu yıllar. Kendime ayrı şampuan aldırana kadar akla karayı seçmeceler.

Bu yıllar bir discman almak için bir yıl harçlık biriktirilen yıllar ve Sony o zamanlar gözümüzde şimdiki Apple. Bu durumda Walkman’da şimdiki Microsoft oluyor ki bu konulara çok giresim yok bu aralar mesleki deformasyon yaralarımı göstermemek adına.

Kulaklarımda iki kulaklık ve artık akraba olunan muavinlerdi hayatın bi bölümü. Sen hiç beklemediğim anda gelen kek, biten kolanın ardından getirilen ikinci kola gibiydin.

Yolların sonu sen oluyordun, keklerin, çayların, kolaların hatta inanmayacaksın suların bile sonu sen.
Bu skindirik çocukluğu hızlıca anlatmamın sebebi bu büyüme şeklinin benim özlem mesafe yaşayışı eksenimi oluşturdunu sunmaktı bir nevi. Eğer yanında olamıyorsam aradaki kilometre her bir metre yakınlaştığında bir metre daha mutlu olduğumu anlatmaya çalışmamdı.

Ben Adana’da sen Çorumdaysan sen Ankaraya gelince mutlu olandım ben.
Mesafelere takıntım bundandı ve bundan. Gitmelere hassasiyetim bundandı ve bundan.

Gitme burdan. Yada her neredeysen ordan.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder